Ben içimdeki öküzü iyi besledim, tökezlendiğim yüzüstü kapaklandıklarım da oldu. Utanarak söylüyorum, ağladığım da oldu (şayze, silsem mi acaba burayı). Bokuyla kavga edecek kadar öfkeli olmaktansa bir gram utanmadım. Küfrettim, bazı küfürleri yalnızca kızların yanında ettim ama ettim. Yapabileceğim küfürleri söylemeye çalıştım genelde. Başkalarına küfretmekte beis görmedim zira en çok kendime küfrettim...Doğmama neden olan geceye küfrettim! Bu küfürlerim hızını alamayıp bana döndü, aile, sevgili ve iş olarak...
Karma da eski sevgiliye benzer bumerang gibidir, atarsın sen fırlattıkça o sana geri döner, hatta fırlattığınızı unuttuklarınız en olmadık anda kafanızı kırar. Bir dur düşün kafan kırılmadan neden diye di mi?
Ben baltayı bileyip kendimi yontmaya karar vermiştim ki bir de ne olsun, nerden geldiğini anlamadığım bir bumerang kafamı bildiiğiniz 12 dikişlik ölçüde yardı. Tamamen benim kontrolüm dışında gelişen olaylar nedeniyle şaşkaloz bir şekilde bakıyorum ortalığa.Araba kullanan herkes bilir, en iyi yol bildiğin yoldur. Zira her kaybolma vakasından sonra bu laf bir kez size zikredilir. Ben de bildiğim yolda gidiyorum bu aralar. Şimdi tam bir aile travması yaşıyoruz. Benim yüzümden gerçekleşmese de kendimi yine de suçlayabilecek bişeyler bulurum ben :) Hitler de koç burcuydu biz böyleyiz diyip 2. dünya savaşı soykırımları yüzünden bile vicdan azabı çekebilen bir öküzüm ben. Vicdanımı anlamsız suçluluklardan kurtarabilmem için içimdeki öküzü iyi beslemem gerek. Zira bugün duygusala bağlanacak gün değildir. Bunlar survivor günleri ve bazı adamlar gerçekten Nihat D.' dan beter.Kendimi yontmayı bırakıp içimdeki öküze sarıldım, kendiyle barışmak buysa.
İster farelerle gez, istersen ağaçlarda sallan, mamutsan mamutsundur. Bkz : Ellie
günün şarkısı